Bir hastaya meme kanseri tanısı koyduktan sonra hastalığın evrelemesini yapıyoruz. Memedeki kitle dışında koltukaltı lenf bezlerinde ya da vücudun başka bir yerinde kanserli hücre var mı bilmek isteriz. Erken evre meme kanseri tedavisi ameliyatla başlar. Meme kanseri ilerlediyse cerrahi sonraya bırakılır. Önce kemoterapi ya da hormon tedavisi gibi sistemik bir tedavi verilir.Hastalık meme dışı organlara sıçradıysa buna metastaz denilir. Metastaz gerçekleştiğinde sadece özel durumlarda ameliyat yapılır. Öncelikle ilaçlarla hastalık kontrol altına almaya çalışılır.
Meme kanseri evrelemesi nasıl yapılır?
Meme kanserinde evre, tümörün boyutu, lenf bezleri tutulumu ve kanserin vücudun başka bir yerinde olup olmadığını tarif etmenin bir yoludur. Bunun için dünyada standart kabul edilen bir evreleme sistemi kullanılır.
Evrelemeyi tamamlamak için ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi, kemik sintigrafisi, beyin MR’ı ya da PET-CT gibi bazı tanısal testler yapılır. Hastalığın evresini bilmek, doktorun en uygun tedavi planını yapmasını ve hastalığın gidişatını tahmin etmesini sağlar. Kesin evreleme, ameliyat sonrası patoloji raporunun değerlendirilmesiyle tamamlanır.
Meme kanseri 4 evredir;
Evre 0: Hastalık sadece süt kanallarında ve/veya süt bezlerindedir, etraf meme dokusuna yayılma yoktur. “İn situ kanser” denilir.
Evre I: Tümör 20mm’den küçüktür, fakat lenf bezlerine yayılım yoktur.
Evre II:
Evre IIA: Kanserde aşağıdaki bulgulardan biri vardır:
- Memede tümör yok, fakat koltuk altı lenf bezlerinde kanser var.
- Tümör 20 mm veya daha küçük ve koltuk altı lenf bezlerinde kanser var.
- Tümör 20-50 mm çapında ve koltuk altı lenf bezlerinde hastalık yok.
Evre IIB: Kanserde aşağıdaki bulgulardan biri vardır:
- Tümör 20-50 mm çapında ve 1-3 adet koltuk altı lenf bezi tutulumu var.
- Tümör 50 mm’den büyük ve koltuk altı lenf bezi tutulumu yok.
Evre IIIA:
- Tümör herhangi boyutta olabilir, ancak 4-9 adet lenf bezinde tutulum vardır, vücudun başka yerlerinde yayılım yoktur.
- Tümör 50 mm’nin üzerinde olup 1-3 adet lenf bezi tutulumu vardır.
Evre IIIB: Tümör göğüs duvarına yayılmıştır, memede yaraya yol açmıştır veya enflamatuar kanser tanısı koyulmuştur. Koltuk altı lenf bezlerinde tutulum olabilir/olmayabilir. Başka organlara yayılım yoktur.
Evre IIIC: Tümör herhangi bir boyutta olabilir, ancak koltuk altında 10 ve/veya üzeri sayıda lenf bezi tutulumu veya farklı bölge lenf tutulumu vardır. Hastalık başka organlara yayılmamıştır.
Evre IV (Metastatik): Tümör herhangi bir boyutta olabilir, fakat kanser kemik, akciğer, beyin, karaciğer gibi uzak organlara yayılmıştır.
Erken evre meme kanserinin metastaz yapma olasılığı çok düşüktür, hastalığın tedavisi cerrahiyle (ameliyat) başlar.
Lokal ileri kanserlerde (hastalık meme ve koltuk altı bölgesinde sınırlı, ancak erken evre değil) genellikle önce kemoterapi (ilaç tedavisi) verilse de cerrahi de bir seçenektir.
“Enflamatuar meme kanseri” denilen memede ödem, kızarıklık, portakal kabuğu görünümü olan özel bir alt grup vardır ki, bu hastalık genellikle hızlı ilerlemeye ve metastaz yapmaya meyillidir. Enflamatuar kanserlerde tedaviye kemoterapiyle başlanıp iyi cevap alındığında ameliyat edilir.
İleri evre (metastatik) hastalıkta ise kemoterapiyle radyoterapi daha fazla ön plana çıkmaktadır. İleri evrede hastalık bireysel olarak değerlendirilir ve bazı durumlarda cerrahi işlem de bir seçenek olabilir.
Meme kanseri evrelemesi için PET-CT yapılması şart mıdır?
Meme kanseri tanısı koyulduğunda eğer erken evre bir hastalık olduğu düşünülüyorsa, hastanın herhangi bir şikayeti yoksa aslında ameliyattan önce sistemik tarama şart değildir. Sonra da yapılabilir.
Meme kanserinin en sık yayıldığı organlar kemik, akciğer, karaciğer, beyindir. Sistemik tarama yani metastaz araması PET-CT ile yapılabileceği gibi, akciğer grafisi, batın ultrasonu ve kemik sintigrafisi ile de yapılabilir. PET-CT tabii ki son derece güvenilir, ileri tetkik yöntemidir. Hastanın ve sağlık merkezinin imkanlarına göre seçim yapılır.